Analiz

TCMB Faiz Rejimi Neden Neredeyse Her Hisse Senedi Fonunu Kötü Bir Bahis Haline Getiriyor

TCMB politika faizi yüzde 37'de seyrederken para piyasası fonları yıllık bazda yüzde 33'ün üzerinde getiri sağlıyor. Bu ortamda Türkiye'de hisse senedi riski taşıyan her fonun önündeki engel, tarihsel olarak son derece yüksek. Medyan Türk hisse senedi fonunun varlığını meşrulaştıracak getiriyi ücretler düşüldükten sonra üretip üretemeyeceğini modelledik. Büyük çoğunluk bu sınıra yakın bile gelemiyor.

Yazan: Fonkuşu Editörü · · 4 dk okuma

Piyasa trendlerini gösteren finansal grafik

Hesap hem acımasız hem de basit. Türk bir yatırımcı, Şubat 2026 itibarıyla TEFAS'ta lisanslı bir para piyasası fonuna para yatırarak günlük likidite, sıfıra yakın kredi riski ve yüzde 0,5'in altında yönetim ücreti eşliğinde yıllık bazda yüzde 33'ün üzerinde net getiri elde edebiliyor. Bu, risksiz alternatiftir. Ve Türkiye'deki her hisse senedi fonu yöneticisinin aşması gereken rakam budur; üstelik brüt bazda değil, kendi yönetim ücreti, performans ücreti, işlem maliyetleri ve saklama ücretleri düşüldükten sonra. Ancak bu eşiği geçen yönetici, yatırımcısından hisse senetlerinin beraberinde getirdiği oynaklığı, değer düşüşü riskini ve likidite sorunlarını göze almasını talep etmeyi hak eder. Medyan Türk hisse senedi fonunun para piyasası alternatifinin üzerinde net getiri üretebilmesi için gereken brüt getiri yıllık yaklaşık yüzde 40. TEFAS'taki hisse senedi fonlarının büyük çoğunluğu bu rakama ulaşamıyor.

Bu sonucun yansımaları tüm sektöre yayılıyor. Yüzde 2,5 yönetim ücreti ve bir gösterge endeks üzerinde yüzde 10 performans ücreti talep eden bir hisse senedi fonu, yalnızca yüzde 0,3 ücret alan bir para piyasası fonuna karşı başa baş gelebilmek için yaklaşık yüzde 42 brüt getiri üretmek zorunda. Bu durum, aralarında gerçekten yetenekli hisse seçicilerinin de bulunduğu Türk hisse senedi yöneticilerinin yetkinliğine ilişkin bir yorum değil; yüzde 10'luk faiz ortamı için tasarlanmış bir maliyet yapısıyla yüzde 37'lik bir faiz ortamında hisse senedi riskini meşrulaştırmanın zorluğuna ilişkin bir tespittir. Türk hisse senedi fonlarının büyük çoğunluğunun ücret tarifeleri, TCMB politika faizinin tek haneli olduğu dönemde belirlendi. O tarihten bu yana güncellenmedi. Faiz ortamı yaklaşık dört katına çıktı. Ücretler ise hiç değişmedi.

Bu ortamda bireysel yatırımcı için rasyonel tepki açıktır: tüm hisse senedi fonlarını sat, para piyasasına geç, faizlerin düşmesini bekle. Nitekim TEFAS akış verileri de tam olarak bu tabloyu ortaya koyuyor: son dönemde hisse senedi fonlarından kayda değer net çıkışlar yaşandı; bu paranın neredeyse tamamı para piyasası ve kısa vadeli tahvil fonlarına aktı. İş modellerine yönelik varoluşsal bir tehditle yüz yüze gelen hisse senedi fonu yöneticileri, ücretleri düşürme yoluna gitmek yerine çok daha yüksek risk profiline sahip yeni ürünler piyasaya sürerek yanıt verdi: kaldıraçlı fonlar, tematik fonlar, kripto bağlantılı fonlar. Amaç, olağanüstü getiri vaadiyle matematiksel engeli aşmak. Bu, çaresizlikten doğan bir stratejidir; bedelini ise bu fonlara yatırım yapan yatırımcılar ödeyecektir.

Fonkuşu

Fonkuşu, Türkiye'nin fon sektörünü, fintek ekosistemini ve sermaye piyasalarını takip eden bağımsız bir yayın kuruluşudur. Haberlerimizin konularından ödeme almayız.

Bu Makaleyi Paylaşın

TwitterLinkedInE-posta

Hata mı gördünüz? Düzeltme gönderin.